BİR ADAM (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 17:11:00

BİR ADAM Korku dağlarının yürekçisi, Ölüm denizlerinin kürekçisi; Öyle suskun oturuyor şişesinin basında, İçtiğinin hem hırsızı, hem bekçisi, Onu kırmış olmalı yaşamında birisi. Dinledikçe susması, düşündükçe susması...Tek başına iki kişi olmuş kendisiyle gölgesi, Heykelini yontuyor yalnızlığın ustası. ÖZDEMİR ASAF Devamı

MUM ALEVİNDE OYNAYAN KEDİ (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 17:07:00

MUM ALEVİ İLE OYNAYAN KEDİNİN ÖYKÜSÜ Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında. O evde bir kedi vardı. Geceler indiğinde kendi havasında Mum yanar, kedi de oynardı. Mumun yandığı gecelerden birinde Kedi oyunlarına daldı. Oyun arayan gözlerinde Mumun alevi yandı, Baktı, Mumun titrek alevinde Oyuna çağıran bir hava vardı. Oyunlarını büyüten kedi büyüdü Kendi türünde çocukcasına, Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü Geldi mumun yanına, oyuncakcasına. Bir baktı, bir daha, bir daha baktı Mumun alevinin dalgalanmasına Uzandı bir el attı. Bıyıklarını yaktırmadan analmayacaktı... İlk kez gördüğü mumun yakmasına İnanmayacaktı. Kedi oyunlarında büyüyordu, Mum, üşüyordu yanmalarında. Zaman ikili yürüyordu Aralarında. Bir ayrışım görünüyordu Birinin yanmalarında Öbürünün oynamalarında. Kedi oyunlarında büyüyordu, Yitirerek gitgide oyunlarını. Mum küçülüyordu yanmalarında, Yitirerek gitgide yakmalarını. Oynarken büyüyen kedi yanacak, Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı. Küçülen yaka-yaka aydınlatacak, Büyüyen yana yana anlayacaktı. Bir mumun yanmasından Ve bir kedi oyunundan Kaldı sonunda Bir gecenin tam ortasında Bir evin bir odasında Göz-göze susan İki insan. Mum yandı bitti Kedi büyüdü gitti. oyunlar karıştı gecelerde Suskun uykusuzluklara. O iki insandan, sonunda Birinin anılarında kedi, Birinin dalmalarında mum Kaldı gitti. Nerede bir mum yansa şimdi, Nerede oynasa bir kedi, Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri... Bugün dün gibi oluyor, Dün bugün gibi. Mum ellerimi tırmalıyor, Belleğimi yakıyor kedinin elleri.ÖZDEMİR ASAF  ... Devamı

O IŞIK (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 16:50:00

O IŞIK Ben yoksam, biliyorum, ben sende yokuz.. Sen yoksan, biliyorum, sen bende yokuz.. Ve de gözlerimizde bir o ışık.. ki.. O yoksa, biliyorum, biz bizde yokuz.   ÖZDEMİR ASAF Devamı

DAR KAPI ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 04:08:00

DAR KAPI Nedir bu geceyle gelen bir sam? Duyuyorum serzenişlerini. Karanlıkta ağzının yerini Arıyor deli gibi hafızam. 'Yanıyor unutulmuş buhurdan Yine gecenin içinde sessiz' Hatıralarla kabaran deniz, Doluyor ruhun oluklarından Işık yağıyor doğan geceden; Nasıl diriliş bu, neden sonra? Bu rüya gibi geceden sonra Gidecek mi o maziden gelen? Seziyorum senelerce susan Ruhumda taptaze bir geriniş. Sonuna vardığım çölden geniş Ayaklarıma açılan umman. Bütün mevsimlerimin üstüne Geriliyor bembeyaz bir kanat. Gelip durdu artık işte hayat Bana hep onu vadeden güne. Artık ebedi huzur deminin İçebilirim sırlı taşından Girmek üzereyim dar kapısından O eski rüyalar aleminin.   ORHAN VELİ KANIK ... Devamı

KİTABE-İ SENG-İ MEZAR ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:51:00

KİTABE-İ SENG-İ MEZAR I Hiçbir şeyden çekmedi dünyada Nasırdan çektiği kadar Hatta çirkin yaratıldığından bile O kadar müteessir değildi; Kundurası vurmadığı zamanlarda Anmazdı ama Allah'ın adını, Günahkar da sayılmazdı. Yazık oldu Süleyman Efendiye II Mesele falan değildi öyle, To be or not to be kendisi için; Bir akşam uyudu; Uyanmayıverdi. Aldılar, götürdüler. Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü. Duyarlarsa olduğunu alacaklılar Haklarını helal ederler elbet. Alacağına gelince... Alacağı yoktu zaten rahmetlinin. III Tüfeğini depoya koydular, Esvabını başkasına verdiler. Artık ne torbasında ekmek kırıntısı, Ne matarasında dudaklarının izi; Öyle bir rüzgar ki, Kendi gitti, İsmi bile kalmadı yadigar. Yalnız şu beyit kaldı, Kahve ocağında, el yaz işiyle: 'Ölüm Allah'ın emri, 'Ayrılık olmasaydı.' ORHAN VELİ KANIK... Devamı

BİRDENBİRE ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:48:00

BİRDENBİRE Her şey birdenbire oldu. Birdenbire vurdu gün ışığı yere; Gökyüzü birdenbire oldu; Mavi birdenbire. Her şey birdenbire oldu; Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. Yemiş birdenbire oldu. Birdenbire, Birdenbire; Her şey birdenbire oldu. Kız birdenbire, oğlan birdenbire; Yollar, kırlar, kediler, insanlar... Aşk birdenbire oldu, Sevinç birdenbire. ORHAN VELİ KANIK Devamı

DALGACI MAHMUT ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:44:00

DALGACI MAHMUT İşim gücüm budur benim,Gökyüzünü boyarım her sabah,Hepiniz uykudayken.Uyanır bakarsınız ki mavi.Deniz yırtılır kimi zaman,Bilmezsiniz kim diker;Ben dikerim.Dalga geçerim kimi zaman da,O da benim vazifem;Bir baş düşünürüm başımda,Bir mide düşünürüm midemde,Bir ayak düşünürüm ayağımda, Ne haltedeceğimi bilemem. ORHAN VELİ KANIK Devamı

BEDAVA ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:38:00

BEDAVA Bedava yaşıyoruz, bedava; Hava bedava, bulut bedava; Dere tepe bedava; Yağmur çamur bedava; Otomobillerin dışı, Sinemaların kapısı, Camekanlar bedava; Peynir ekmek değil ama Acı su bedava; Kelle fiyatına hürriyet, Esirlik bedava; Bedava yaşıyoruz, bedava. ORHAN VELİ KANIK Devamı

AÇSAM RÜZGARA ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:35:00

AÇSAM RÜZGARA Ne hoş, ey güzel Tanrım, ne hoş Mavilerde sefer etmek! Bir sahilden çözülüp gitmek Düşünceler gibi başıboş. Açsam rüzgara yelkenimi; Dolaşsam ben de deniz deniz Ve bir sabah vakti, kimsesiz Bir limanda bulsam kendimi. Bir limanda, büyük ve beyaz... Mercan adalarda bir liman.. Beyaz bulutların ardından Gelse altın ışıklı bir yaz. Doldursa içimi orada Baygın kokusu iğdelerin. Bilmese tadını kederin Bu her alemden uzak ada. Konsa rüya dolu köşkümün Çiçekli dalına serçeler. Renklerle çözülse geceler, Nar bahçelerinde geçse gün. Her gün aheste mavnaların Görsem açıktan geçişini Ve her akşam dizilişini Ufukta mermer adaların. Ne hoş. ey Tanrım, ne hoş, İller, göller, kıtalar aşmak. Ne hoş deniz deniz dolaşmak Düşünceler gibi başıboş. Versem kendimi bütün bütün Bir yelkenli olup engine; Kansam bir an güzelliğine Kuşlar gibi serseri ömrün. ORHAN VELİ KANIK ... Devamı

YALNIZLIK ŞİİRİ ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:27:00

YALNIZLIK ŞİİRİ Bilmezler yalnız yaşamayanlar, Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret, Bilmezler.ORHAN VELİ KANIK Devamı

MACERA... ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:22:00

MACERA ... Küçüktüm,küçücüktüm,Oltayı attım denize;Üşüşüverdi balıklar,Denizi gördüm.Bir uçurtma yaptım,telli duvaklı;Kuyruğu ebemkuşağı renginde;Bir salıverdim gökyüzüne;Gökyüzünü gördüm.Büyüdüm işsiz kaldım,aç kaldım;Para kazanmak gerekti;Girdim insanların içine,İnsanları gördüm.Ne yardan geçerim, ne serden;Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama...Bırakmıyor son gördüğüm,Bırakmıyor geçim derdi.Oymuş,diyorum,zavallı şairinGörüp göreceği.ORHAN VELİ KANIK Devamı

DENİZİ ÖZLEYENLER İÇİN ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:17:00

DENİZİ ÖZLEYENLER İÇİN Gemiler geçer rüyalarımda, Allı pullu gemiler, damların üzerinden; Ben zavallı, Ben yıllardır denize hasret, Bakar ağlarım. Hatırlarım ilk görüşümü dünyayı, Bir midye kabuğunun aralığından: Suların yeşili, göklerin mavisi, Lapinaların en harelisi... Hala tuzlu akar kanım İstiridyenin kestiği yerden. Neydi o deli gibi gidişimiz, Bembeyaz köpüklerle, açıklara! Köpükler ki fena kalpli değil, Köpükler ki dudaklara benzer; Köpükler ki insanlarla Zinaları ayıp değil. Gemiler geçer rüyalarımda, Allı pullu gemiler, damların üzerinden; Ben zavallı, Ben yıllardır denize hasret.ORHAN VELİ KANIK Devamı

BİR İŞ VAR ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:10:00

BİR İŞ VAR Her gün bu kadar güzel mi bu deniz? Böyle mi görünür gökyüzü her zaman? Her zaman güzel mi bu kadar, Bu eşya, bu pencere? Değil, Vallahi değil; Bir iş var bu işin içinde ORHAN VELİ KANIK Devamı

BAHARIN İLK SABAHLARI ( ORHAN VELİ KANIK )

2007-10-23 03:05:00

BAHARIN İLK SABAHLARI Tüyden hafif olurum böyle sabahlar Karşı damda bir güneş parçası, İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar; Bağıra çağıra düşerim yollara; Döner döner durur başım havalarda. Sanırım ki günler hep güzel gidecek; Her sabah böyle bahar; Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum. Derim ki: 'Sıkıntılar duradursun!' Şairliğimle yetinir, Avunurum.   ORHAN VELİ KANIK Devamı

TRAGEDYALAR-3 (AĞIT) (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 02:52:00

TRAGEDYALAR-3 ( AĞIT ) Gün bitti. Saat kaç. Bitecek mi gün savaşımız Hak edilmiş hüzünlerimizde olacak mı bizim de Dönüp dönüp arkamıza baktığımız Bir dünya kalıntısı üstünde Hak edilmiş hüzünlerimiz olacak mı bizim de.EDİP CANSEVER   Devamı

MEDUZA (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 02:45:00

MEDÜZA Derin, sessiz, iyi, böylece Güz, ölülerini bırakan kuşlar Yer kalmadı acıya ülkemizde Derin, sessiz, iyi böylece Gün ortası alacakaranlık bakışlar Bir buluşma yeridir şimdi hüzünlerimiz Biz o renksiz, o yalnız, o sürgün medüzalar Aşar söylediklerimizi çeker gideriz Ülkemiz, toprağımız, her şeyimiz Kıyısında camların bozbulanık rakılar Çizeriz yeryüzünü kaygısız ayaklarla Yüzümüzdür bir yağmur ağırlığınca düşer Sonra pek anlamadan içkiler ne çabuk biter Ne kadar konuşursak o kadar bir sessizlik olur Adımızı sorarız birine, o bize adını söyler.EDİP CANSEVER Devamı

KAYBOLA (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 02:36:00

KAYBOLA Sana her zaman söylüyorum senin yüzünde gülmek varBakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa Bir çiçek geliyorsun yer altı çevresinden Bir kartal gidiyorsun çıplağın ayaklarla Şimdi bir pembeyi kovuşturuyor Omzundan yukarıya üç polis Deli ediyor onları saçlarında Bir karanfil çok Bir karanfil azala. En saklı yerlerinden en güzelliğin çıkıyor Ansızın doğan hayvanlar gibi güzel Bakınca bir şiir canlıyorum dünyaya Yapılan bir şeydir şiir, yuvarlak, kırmızı, geniş En genişi en kırmızısı o ezilmişler katında Şimdi bir gizliyi kovuşturuyor Gözlerinden içeriye üç polis Deli ediyor onları mısralarımda Bir karanfil az Bir karanfil çoğala çoğala. Bilmem mi ellerin vardır, umuttan yuvarlar çizerler Bakılan bir şeydir el, boşluğu dengede tutan Bir uzantıdır işte umutla insan arası Bir yönüdür ne belli, görmekle anlaşılan Geceden gün yapılan o sevişme yakınlığında Şimdi bir sevdayı izliyor Uluslararası üç polis Deli ediyor onları sonsuzda Çok isimli bir çay,Çok yuvarlak bir masa. Sanki bir tarih içindeyiz, günaydın minyatürler! Üç köle uzanık bir dünyayı imzalayaraktan Ansızın dört köşe, ansızın ehram En duymalı yerlerinde bir sessizlik Güneşin çok parladığı bir arka Başları dünyadan dışarıya sarkıyor Bozgunda çiçekler örneği duyulmaz bağırtılarla Şimdi bir tarih sürdürüyor Şimdi bir tarih sürdürüyor Yüzünun gizlerinde üç polis Deli ediyor onları Mısır da Bir insan az Bir insan inana. Duymakla atların çıngıraklarından duyduğunu Bir ateş akımını dağda En korkulu çağ bu, onu altımızdaki şehirlerden çıkarıyoruz Küflü ev süsleri, geyik durmalı bir hayvan Bizi bakmaya zorluyorlar ayrıca Şimdi bir aydınlığı durduruyor Beyazlar giyinmiş üç polis Deli ediyor onları boşlukta Bir pencere az Bir pencere kaybola kaybola.EDİP CANSEVER... Devamı

İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 02:27:00

İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından. Yerleştir bu sevdayı her yerine Yüzünde ter olan su damlacıklarının Kaynağına yerleştir Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına Gül taşıyan çocuğuna yerleştir Ve omuzlarına daracık omuzlarına Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun Kar taneleri gibi uçuşan Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine Yerleştir bu sevdayı her yerine. Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen Sevdayı Ve köpüklendir Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten Öğrenmez ama öğretir mutluluğu Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli Var eden kendini birincisinden Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren. Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen Tanımadığın bir ülke gibi İçinde yaşamadığın bir zaman gibi Tam kendisi gibi mutluluğun Beni bekliyorsun Ve onu bekliyorsun beni beklerken.   EDİP CANSEVER... Devamı

BUZ GİBİ (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 02:18:00

BUZ GİBİ Aşk iyidir bak Duyumunu artırır insanın Hele don gömlek sabahları Traş olacağını duyarsın Yeni gömleğini giyeceğin gelir Bir yeni biçim eklersin insan olacağa Masaya, merdivene, aynalı dolaba Derken ardından şıpın işi bir kahvaltı Amanın dersin bu ne delice gidiş Paldır küldür açar mıydı fıstık ağacı İspinoz düşünür müydü Deli olan kaşınır mıydı Kolların upuzun Walt Whitman'i okumaktan Ağzın desen bir karış açık Sokaklar yok mu, o sokaklar Önce bir yeşile işkilli Evlerde büyümeler, alıp başını gitmeler olacak Kızıp duracaksın üstüne başına konan toza Televizyondaki ise Usanmak, hızını eksiltmek dendi mi Cin ifrit kesileceksin birden. Hey gidi duyumuna yandığımın dünyası Alıp vereceğin olacak ille Aşk maşk buz gibi yaşayacaksın.EDİP CANSEVER Devamı

GÖZLERİ (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 02:13:00

GÖZLERİ Sanki hiçbir şey uyaramaz İçimizdeki sessizliği Ne söz, ne kelime, ne hiçbir şey Gözleri getirin gözleri. Başka değil, anlaşıyoruz böylece Yaprağın daha bir yaprağa değdiği O kadar yakın, o kadar uysal Elleri getirin elleri Diyorum, bir şeye karşı koymaktır günümüzde aşk Birleşip salıverelim iki tek gölgeyi.EDİP CANSEVER Devamı

GEÇTİKTİ BİRGÜN HANİ... (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 11:52:00

GEÇTİKTİ BİRGÜN HANİ... Ben uykudan uyanır uyanmaz Dünyanın bütün huyları yüzümde Ben bunlardan birini seviyorum en çok Sana bir nar kesip uzatıyor ya doğa Tutsam tanelerini Sevincin gözyaşları derdim buna. Bir süre bakışıyoruz karşılıklı Ben uykudan uyanır uyanmaz Benimle şiir gibidir bu Tam karşımda ama yazılmamış Durmadan bileniyor aklımda. Seni unutarak baktığımda bile Dunyanın her yerlerinden geçiyorsun Yayılıyorsun kalabalıklara Yalnız yayılmak mı Aşkın en büyüğü, en dayanılmazı demeli buna. Özlenirsin, alabildiğine varsın da Daha da var oluyorsun gün günden Olgun bir meyva gibi güleceksin zamanla Bir kadın da değilsin, bir kişi de değilsin Bir kuş olsa mavilik derdi buna. EDİP CANSEVER Devamı

ACABA (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 01:45:00

ACABA Dönelim Döndürsün bizi Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan Ve akılda kalan bir yokuştan Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından Ve çocukluktan Dönelim Dönelim mi biz Gençlikten, oralardan Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan Dönelim mi acıya Acıya, büyük acıya Ve soralım mı acaba Ey büyük yalnızlık insansan eğer Bir kaya Dalgalar yalarken onu O bakarken kaskatı kalabalıklara Ah, kalbin bulut bulut akan sesi. Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı Kedilerden örülmüş bir semtte Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan Her şeyin, ama her şeyin çok dıştan farkedildiği Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği Belki de genç bir şairden ödünç alınan. Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına Azıcık vakit kalmış Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar Gövdenin yazgıya başkaldırması mı Ruhi Beyin Başkaldırması mı yoksa? Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı Vaktinde anlamanın sevinci mi Ya da biraz geç kalmanın O gereksiz tedirginliği mi Hangisi? Ama belli ki sonundayız her şeyin En sonunda.EDİP CANSEVER... Devamı

GÜL KOKUYORSUN (EDİP CANSEVER)

2007-10-23 01:12:00

GÜL KOKUYORSUN gül kokuyorsun bir de amansız, acımasız kokuyorsun gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun dayanılmaz birşey oluyorsun, biliyorsun hırçın hırçın, pembe pembe öfkeli öfkeli gül gül kokuyorsun nefes nefese. gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle sen koktukca düşümde görüyorum onu düşümde, yani her yerde yüzü sararmış, titriyor dudakları şakakları ter içinde tam alnının altında masmavi iki ateş iki su iki deniz bazan bazan iki damla yaz yağmuru mermerini emerek dağlarının şiirler söylüyor gene ölümünden bu yana yazdığı şiirler kızaraktan birtakım şiirlere büyük sular büyük gemileri sever çünkü ve odur ki büyüklük şiir insanın içinden dopdolu bir hayat gibi geçerse o zaman ölünce de şiirler yazar insan ölünce de yazdıklarını okutur elbet ve senin böyle amansız gül koktuğun gibi yaşamanın herbir yerinde. gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun bu koku dunyayı tutacak nerdeyse gül, gül! diye bağıracak çocuklar bütün herkes, hep bir ağızdan: gül! ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek saçların, alınların,göğüslerin üstüne yüreklerin üstüne bembeyaz kemiklerin mezarsız ölülerin üstüne kurumuş gözyaşlarınıntitreyen kirpiklerin üstüne kenetlenmiş çenelerin ağarmış dudakların unutulmus çığlıkların üstüne kederlerin, yasların, sevinçlerin ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek. bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gül yıllarca esecek belki ve ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabah göreceğiz ki biz dunyamızı gerçekten görmemişiz daha geceyi, gündüzü, yıldızları görmemişiz hiç tanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla. öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları bu umutsuzluklari bırakın kardeşler göreceksiniz nasıl güller güller güller dolusu nasıl gül kokacağız birlikte amansız, acımasiz kokacağız dayanılmaz kokacağız nefes nefese.EDİP CANSEVER... Devamı

VE İNSAN KONUŞTU (FATOŞ BALI)

2007-10-22 23:09:00

VE İNSAN KONUŞTU   Korku yoktu İnsan emek verdi İnandı İnsan sevdi   İçindeki belirsizlikten yorulup Sürekli Bir şeyleri sorguladı insan Sorguladıkça yalnız kaldı Sorguladıkça öğrendi   Bir başınaydı İnsan alıştı Sabrını aşarsa eğer Gerçek olanı kavrayacaktı Farkında olmadan kendine ulaştı   İnsan konuştu Yorumladı Dayanıklı sabırlı Ve inançlı olmalıydı Çünkü inandığı kadar yaşayacaktı   FATOŞ BALI ... Devamı

ÜŞÜYORUM (FATOŞ BALI)

2007-10-19 08:30:00

  ÜŞÜYORUM   Selamsız esiyor rüzgar Üşüyor bedenime her dokunuşları Benimse düşlerim eksik Üşüyor düşlerimin eksilen yanı   Kayboldum girdiğim bu labirentte Üşüyorum Çalıntı ve yalancı bir titreme Bedenimin her yanına sarılı   Yapay ve dokunulur bir hayat Aldıkları yerine bana sundukları Şimdi duygular eksik Çalınmış duyguların kelime anlamı   Bedenim yalana mahkum Yalancı dokunuşlara hacizli Üşüyorum Bedensel paylaşımlar köreltti hisleri Paylaşımlar yüzeysel Yalan ayrıntı       FATOŞ BALI                       ... Devamı

SİNEK (FATOŞ BALI)

2007-11-22 21:19:00

SİNEK   Sığınmak istersen Senden kalanlara, Ne varsa hatırlamaktan korktuğun, Sinsice sokulur yanına. Savunamazsın kendini Yeniden tanışırsın acısıyla. O an İki gölge arasında sıkışır kalırsın İçini delen bir fısıltı yükselir, Kulaklarını tıkarsın, Yılları yığarsın önüne, Bağırırsın... Üstün gelebilmek için bağırırsın... Yine de; Başının üstünde vızıldayan sineği Avlayamazsın. Bir gözünde yaş asılı kalır, Bir gözün Gülmek için sebep aranır.   FATOŞ BALI... Devamı