VARACAĞIN NOKTA (FATOŞ BALI)

2008-01-23 09:36:00

VARACAĞIN NOKTA   Vardığın noktanın devamıdır Her başlangıç Zaman atlaması olmaz Zaman hızlanmaz Ancak Sen sıklaştırırsın adımlarını   Ama Boşuna yorma kendini Daha önce Ve ya daha sonra Varacağın nokta aynı   FATOŞ BALI... Devamı

İZİM KALMAMIŞ (FATOŞ BALI)

2008-02-26 21:59:00

  İZİM KALMAMIŞ   Benim de gölgem düştü Bu kaldırımlara Benim de sesim çığırdı sevgiliye Bu sokaklarda   Görüyorum ki Çok yıl geçmiş üstümden Beni ve her şeyimi Kendine mal etmiş zaman İzim kalmamış kaldırımlarda   Ne sesim duyulur artık Bu sokaklarda Ne de O eski sevgili yürüyor yanımda   Şimdi Doğrularım ve yanlışlarım Yoldaş bana Hüznüm yaptıklarımdan çok Yapamadıklarım adına   FATOŞ BALI KİM BİLİR   Boş vermişim herkese Her olan bitene Kim bilir Belki de Boş vermişler beni diye   FATOŞ BALI... Devamı

PİSAGOR YANGINI (ÖMER - xeo)

2008-02-24 11:39:00

  PİSAGOR YANGINI   Sonra yaşamaya çağrıldım Öncesizdim Kul edinmedim   Yandım Yandığım kadar yangındım   Ölçüsüz ve duraksız Gerçeğin sır aynalarını Kırdım içimde   Kedi köpek kuş muş Çocuklarımın gözlerinde Tanrı soluğu Uyudum tüm 29 yıl   Dikenli baykuşların Yüzümde unuttuğu çağrıyı Üleştirdim yıldızlara   Sırtımda sahipsiz yüküm Ellerim çoluk çocuk Soğudum ateş kadar hızlı   Annem gece delisi tırnaklarımı kesti Çocuktum Büyümedi bir daha dağlı sevincim   Yaşanmamış tüm zamanların en kötüsüydü Harflerin tüm yalanlarını öğretti doğa Kustum adımın lanet urunu   Kırmızıydım Kir yüküydüm Ve sonra Bir sis yangınıydı ömrüm   Düşüncenin ruhunu ve düşlerini etin Zamansız bir aynada gördüm ilk Çirkinliğimi rakamlara döktüm Cebimde Pisagor yangını Söküldüm bir diş gibi kendi etimden   Erkekliğin korkunç göğünde Siyah bir bulut gibi Emildi tanrılığım Öğrendim ne olmadığımı   Düştüm Sonra gerçeğin düşü Gölgeme üfledim kendimi Onu ben sandılar   Toprağımda ter yüklü bir bulut Karnımda kıyamet gibi gece Bir düş uyuyordu söz pınarlarımda Kırıldı dizlerimin direnci ve Düştüm göğün en altına   Kıl kırıldı Kir dirildi Hep çocuktum belki Hepyek düşlere tutundum   Dilimde bir karınca sürüsü uyuyordu Küçüktüm ölmeyi öğrendiğimde   Aşk kalır bıraktığım yerde   Ben adımı alır giderim ve Aşk kalır bıraktığım yerde Sen bir fincanın ağzında kuş Ve bir kuşun ağzında fincan olursun Ayakların itaat etmez sana Ve dinlemez bir gün göz bebeklerin seni Sen bir ayyaşın kanlı mezesi Uşağı Kahpesi Sen kirli adamların küçük yosması Ne bir karıncanın Ekmeğini sırtında taşırken Çektiği acıyı unuturum ben Ne de ihaneti Ve sen Sen olamazsın artık Ben adımı alır giderim ve Aşk kalır bıraktığım yerde   ÖMER xeo  ... Devamı

BENİ SUSTUR YOKSA (ÖMER - xeo)

2008-02-22 17:21:00

  BENİ SUSTUR YOKSA   Beni sustur yoksa ikimiz de öleceğiz Sustur beni ellerimin üşüdüğünü duyuyorum Gün ölü gidelim buradan Korkuyorum yok olacak her şey   Yüzümü görmüyor musun sen içindeyim Gidelim buradan olmadığımız bir yere Sustur beni ya da Gel benimle korkuyorum   Duvarların canı yeşil üşüyor musun Tut ellerimi biz kaldık bir tek Dokun bana korkuyorum Sustur beni öleceğiz sustur diyorum   Hadi gel gitmeliyiz artık Hadi gel her şey bitti Evimizden uzaktayız artık  tut beni Uçurumların kokusunu duyuyor musun Korkuyorum dokun bana Hadi gel  ölmeliyiz diyorum   Beni sustur yoksa..   ÖMER xeo... Devamı

YAŞAMAK GEREK (FATOŞ BALI)

2008-02-21 16:18:00

  YAŞAMAK GEREK   Oyalandırıldım Başkalarının oyunlarında. Az öncesiydi… Vuruldum ense kökümden Son gördüğüm, Silikleşen Bir ıhlamur ağacı altında. Vuruldum bir kez daha…   Bir kez daha; Vuruldum… Mutsuzluğumun üzeri kapatılmış; Demini aldıkça kızıllaşan Bir kucak dolusu cevapla.   Zamansız soru sormayı bırak… İçinden konuşma. Düşünmek öldürücü, Yaşamak gerek.   Sarılıp gözlerime, Bir tebessüm bulmalıyım. Buralarda bir yerlerde, Unuttuklarımın sırtlarında. Sığ bir gülümseme, Öyle dolu dolu bakmasa da.   Sarılıp gözlerime hazırlanmalıyım, Vurulmak için… Bir kez daha.   FATOŞ BALI... Devamı

YAĞMURA YÜRÜDÜM (FATOŞ BALI)

2008-01-01 19:35:00

  YAĞMURA YÜRÜDÜM   Üşüdüm Üşüdükçe yağmura yürüdüm Ben yürüdükçe damlalar büyüdü Damlalar büyüdü Ben düşündüm Ben düşündükçe Yağmur D           e   l                            i                     r                    d     i   Ben Düşündükçe                 m              ü           d         ü       y     ü  B FATOŞ BALI  ... Devamı

İÇİNE YAĞMUR KAÇMIŞ BİR AŞK (ÖMER - xeo)

2008-02-15 12:03:00

  İçİne yağmur kaçmIş bİr aşk   İçine yağmur kaçmış kadınların Gözlerine bakmaktan korkarım Esmer bir bulut Eski bir zamana sürükler beni Kendime karşı bir mum yakarım Göz yaşlarımdan kendi içime düşerim Kalem işitir Akıl işler gecenin fısıltılarını Bir giz uyanır içimde Duvarda bir gökyüzü Gece yağmura teslim olmuştur Ya da içime yağmur kaçmıştır   Bir sigara yakarım Ellerim kalbimde Bir sızı işitilir odanın içinde Yüzün çırılçıplak Gün ışığı gibi uyanır bedenin Bilirsin seni düşündüğümü   ÖMER xeo ... Devamı

ÖNCE (ÖZDEMİR ASAF)

2008-02-12 00:11:00

    ÖNCE Ağaçlar çizerdim, yeşillenirdi; Çizdiğim ağaçlara çizdiğim kuşlar gelirdi. Ormanlar düşünürdüm, uyurdum, Düşündüğüm ormanlarda kaybolurdum. Anı kuyularından çekmek bir yudum acı su, Bir yudum acı su, çekmek anı kuyularından, soğuksu. Bilmedim bu, ya bir korkunun duygusu, Bilmedim bu, ya da bir duygunun korkusu. Kent dayanıyor bahçenin duvarlarına, Yeni bahçeler çiz, gözlerinin kuşlarına. Hazır kent dayanmışken bahçene Kuşlarını gözüne sal, götür ağaçlarına.   ÖZDEMİR ASAF  ... Devamı

GÖZGÜ (BÜLENT ECEVİT)

2007-11-11 09:57:00

GÖZGÜ   Gözgüye baktım özüm görmeğe Seni göresim geldi   Gözgüye baktım karardı dünya Sana değesim geldi   Gözgüye baktım camdan aşıp Sana gelesim geldi   Bülent Ecevit (1976)   Gözgü: Azerbaycan Türkçesinde ``ayna'' demek     ... Devamı

YANILGI (FATOŞ BALI)

2008-02-10 21:55:00

  YANILGI   Düş-müş; Sırtını sıvazladığı Kadının…   Kokusuyla  emzirip, Uyuttuğu Gecelerce...   düş-müş; Yanılgı uyanmış gözlerinde.   görmüş...   Susup Susup Çöpe atmış…   Kusmuş; Ciğerlerine kadar çektiği Kramp girmiş Mutlulukları...   Adımlarında Yağmur kırıkları varmış.   Tuzu emilmiş Sessizliğinin ama…   Gözlerinin Toprağı kurumamış.   Bacakları kaskatı; Düşlerinin Parmak ucunda uyanmış.   FATOŞ BALI  ... Devamı

SÖZÜN DÜŞÜ (ÖMER - xeo)

2008-02-10 10:01:00

    SÖZÜN DÜŞÜ   Gözlerine dökülmüş şarabın tadı Bakmıyorsun Gül pisliğini kokar Gülüşünün kırılmış dikeni   Soğuk ellerin Ruhunu koklayamazsın böyle Ve dilin Yeryüzünün en ıslak yaratığı Zehirli acı bir balın tadı var onda   Eksik bir bulantıdır madde Akıl oluşumun ekseninde Esiridir kendinin çoğu kez Kavrayış Bulanıktır o Madde ile aklın 69 pozisyonudur çünkü   Doğanın kendisi ve kendi doğası insanın Zincire vurulmuştur her yerde     Uçucudur düşünce Öyle bir ses olmalı ki yaşam Ve söz öyle bir ses Yıkılmalı düşünce ve öznesi       Eylemdir eylemin ruhu Tümü yaratan hiç bir şey’i de yok et Her şeydeki nesneyi Diriltmemeli yaratmalı aşk Altına bulanmamalı söz   Fırtına bulaşıcıdır hastalık ta Eklemsiz olmalı düş Tombul bitlerin kaşınınca ruhları Pisliği eşelenir bildik ozanların Tüm mezarlıkları yakmak gerekir oysa Ve tüm tombul düşünceleri   Altıncı yalanın esinlediği Ölü bir şiir söyleyicisidir düşünür Etçil nesnelere kurulmuş bir tuzaktır o   Zifir ifrit ve kül gerekir insana Bıçağın kesicisi bir bıçak olmalı ses Isıtan ve soğutan olmalı Çiğliktedir yanık   Hafifliğini ağırlığından alır kartal Hızını buzdan Boşluğun doluluğudur bu Olmamışlıktır evren Olum ölümdür çünkü   Ateşin içindeki sensin Avuçlarından Mavi bir su perisi Tırmanıyor yüzüne      Kendinden bir ırmak ver ona Sözün düşüdür bu henüz söylenmemiş   ÖMER xeo  ... Devamı

APOLLON VE DAPHNE (MİTOLOJİK HİKAYELER)

2008-02-09 14:15:00

  APOLLON  VE DAPHNE   APOLLON bir gün gökyüzünü dolaşmaya çıkmış dört tanrısal atın çektiği altın arabasıyla. Bir uçtan bir uca gezerken gökyüzünü, elinde oku ve yayıyla bebek yüzlü aşk Tanrısı Eros'a rastlamış. Eros'un bebeksi yüzüne ve elindeki ok ve yaya bakan APOLLON kendisini tutamamış ve Aşk Tanrısına şöyle demiş “ Ey aşkın tanrısı! Bu savaş araçları senin eline hiç yakışmıyor. Onları bana verirsen, uygun olan yerde, yani savaş meydanlarında kullanırım. Bilirsin benim attığım ok yerini bulur, bu konuda benim üzerime yoktur” APOLLON'un bu sözleri çocuk gözlü, bebek yüzlü Aşk Tanrısı Eros'u çok kızdırmış. Güzel gözleri sinirden alev alev parlamış. APOLLON'a demiş ki; “Ey Güneşin, müziğin, okun Tanrısı güçlü ve akıllı APOLLON. Söylediklerinde elbette ki doğruluk payı var. Senin okların her şeyi vurabilir mutlaka. Ama unuttuğun bir şey var ki o da benim oklarım seni bile vurabilir. Benim işimi neden böyle küçümsüyorsun.” Eros sözlerini bitirdikten sonra APOLLON 'un yanından hızla uzaklaşmış. Ama bir yandan da APOLLON 'a oklarının tadını tattıracağına yemin etmiş. APOLLON günlerden bir gün yine yeşillikler içindeki ülkesinde oturmuş lirini çalarken, ormanda yalnız başında dolaşmakta olan güzeller güzeli su perisi DAPHNE 'yi görmüş.   DAPHNE, ırmak tanrısı olan Peneus’un kızıdır. APOLLON’un kız kardeşi Artemis gibi evlenmemeye ant içen DAPHNE; yalnızlıktan çok zevk alıyormuş ve dağ başlarında ormanlarda dolaşmayı, yabani hayvanları kovalamayı seviyormuş. DAPHNE’nin oldukça güzel bir kız olmasının yanı sıra çok hoş kokulu upuzun saçlara sahipmiş.   Babası ona evlenmesini, kendisine bir torun vermesini söyleyip duruyormuş. DAPHNE de, “Ey benim dünyaya gelmeme neden olan sevgili babacığım, bağımsız olarak yaşamama izin ver.” diye karşılık vererek evlenme konusunu kapatıyormuş.   Onu görür görmez bütün vücudunu bir titreme almış APOLLON... Devamı

UZAK KADERLER İÇİN (TURGUT UYAR)

2008-02-08 19:40:00

Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım Alıp başımı gideceğim. UZAK KADERLER İÇİN   Bir gün, bir yağmurla garip garip -Çoluğu çocuğu terk edeceğim.- Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım Alıp başımı gideceğim. Asır yirminci asırdır, amenna Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi Uzaklar daha uzaklaşır Bir define çıkarır gibi kayalardan, Âdemden beri Sımsıcak sevgilere muhtacım. Bir gün alıp başımı gideceğim —Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...- Belimi bir ılık şal sarsın, mavi Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında. Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde Diyarı gurbette kanlı bir aşk Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde En uzak beyazlar, En yakın ikindilerde, duygulu Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam İçip içip ağlasam... Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum? Herkesin derdinden pay isterken. Uzak kaderlerin suları çağlar simdi Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden. Bir gün, bir parkta otururken, biliyorum Bir el yağmurla dokunacak omzuma Bir çift göz, bir davet, bir kalp Çoluğu çocuğu terk edeceğim. Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak Toprak ve insan kokularıyla, Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için Başımı alıp gideceğim.   TURGUT UYAR... Devamı

ENTELEKTÜEL YOBAZA ŞİİR (ÖMER - xeo)

2008-02-07 12:44:00

  entelektüel yobaza şİİr   Umudu yaz Önce umudu üstat Küfretmeyi bırak Ne cehennem kapısında bekçi Ne ateş çiğneyen bir maden işçisi Sen alt tarafı Güneşleri yetim Çürümüş bir şair cesedisin Ve bir ölü sevicidir ancak Yazdıklarından keramet bekleyen ahmaklar Mumu yak aydınlansın yüzün Et kemik ve kandır insan Gurur kin ve riya bozar o’nu Ne gökyüzü kadar dev bir hâyâl taciri Ne hırçın bir bıçak kadar katı Olacaksan bir katır tırnağı kadar kararlı ol Demirden ekmekleri dişleyerek Bir öküz sırtı gibi sert Ve bir çocuk yüzü kadar temiz olmalı insan Boynuzları altından bir geyiğin telaşıyla Ve yaşamak Tutulmaz bin tayın sırtında yol almaktır üstat Sırtını duvara vererek ağlamak değil Evreni haykırmaktır Bir umudun ensesinden tutarak   ÖMER xeo  ... Devamı

FISILTI (FATOŞ BALI)

2008-02-06 22:36:00

FISILTI   Yaklaşmaya çalışmalıydım Kulaktan dolma korkularıma...   Ellerim soğuktu; Ağzımdan  hiç çıkamayan kelimelerim Telaşımı fısıldadı Taa içime mıhlanmış Tedirgin unutkanlığıma.   Yaklaşabilmeliydim; Beni kucaklayabilmeliydi, Çünkü; Ben hazırdım onu tanımaya.   Bunu istemeliydi, Tıpkı benim istediğim gibi...???   Bunu istemeliydim... Oysa ben Uzun uzun gizlendim, Hiç duyurmadım sesimi.   Unutmuştum bildiklerimi, Eksiktim, Eksilmiştim... Ellerim soğuktu.           Ben sadece inandım, İnancım umudum oldu.   FATOŞ BALI... Devamı

AY IŞIĞINA TESLİM ŞEHİR (FATOŞ BALI)

2008-02-06 10:36:00

  AY IŞIĞINA TESLİM ŞEHİR   Şehir yorgun Şehir gecenin içinde sefil Kaybettiği renge boyalı Kendi düşünde   Öfkeler sevinçler Tüm kararsızlıklarıyla Ay ışığına teslim Bu hüzün güzeli şehirde   İnsanlar renksiz İnsanlar Islak eksik bitkin İnsanlar sanki Yuvasını şaşırmış bir yavru serçe   FATOŞ BALI  ... Devamı

DAİRESEL YOLCULUK (FATOŞ BALI)

2008-02-02 14:35:00

  DAİRESEL YOLCULUK   Acıyı çekmekten kaçınma Diye fısıldar... Porselen bakışlı ellerin.   Bulunacak farkındalıklar var. Hem koşulsuz olacak, Hem seçim.   Yüzlerce yıl geçti. !... Sorular aynı, Cevapları kesin.   FATOŞ BALI   Devamı