ÇOCUK OYUNU (İLHAN İREM)

2007-12-01 14:32:00

  Çocuk Oyunu   Bizler çocukken Ne oyunlar oynardık Bizler çocukken Ne oyunlar oynardık Kurşun askerlerle Sırça saray alırdık Dünyayı bir baştan Bir başa kuşatırdık Hepsi dağıldı hepsi kırıldı Şimdi geçmişe bakan gözlerimle Yıkılan sarayların Sırçası doldu Bizler büyüdük Ne oyunlar oynardık Bizler büyüdük Ne oyunlar oynardık Bin bir tane arzuyu Bir yerde tarttık Dünyayı bir baştan Bir başa parçaladık   İLHAN İREM   Devamı

YÜREK Kİ PARAMPARÇA (Pierre REVERDY)

2007-11-30 10:11:00

YÜREK Kİ PARAMPARÇA   Nasıl da uyarlıyor kendini Yatak çarşaflarından ödü kopuyor Çarşaflar çarşaflar gök mavisi Yastıklar desen sisten buluttan İnancını örtünmek istiyor olmuyor Kusur işlemeyim diye içi gidiyor Aynada budanmış ağaçtan korkuyor Kış için fazlaca zavallı Nasıl da korkuyor soğuktan Aynasının içinde nasıl saydam Öyle belirsiz ki yitip gidiyor Zaman akıp gidiyor dalgalarından Kanı tersine akıyor kimi zaman Gözyaşları çamaşırlarda leke Yeşil yeşil ağaçlar derliyor eli Ve yosun demetleri kumsallardan Dikenli bir çalılık inancıysa Elleri kanayıp duruyor yüreğinin üstünde Damla ışık kalmamış gözlerinde Küçük ahtapotların ölü kolları gibi Ayakları gitmem diyor denizde Yitip gitmiş işte evren içinde Çarpıp duruyor çatılara kentlere Bu arada kusurlarına da kendine de İşte bu yüzden onun için dua edin ki Tanrı silsin belleğinden her şeyi Silsin kendi olma anısını bile   Pierre REVERDY Çeviri: CEMAL SÜREYA  ... Devamı

KADEHİMİN TADI GİBİSİN(FATOŞ BALI)

2007-11-25 15:42:00

    KADEHİMİN TADI GİBİSİN   Kadehimin tadı gibisin Önce acı Sonra keyfimin anlamı Uyuşmuş beynimin Tek kuruntusu sensin Eskimiş düşüncelerimin Toparlayamadığı kelimeler gibisin Ne dediğim anlaşılmasa da olur Sen zaten Diyemediğim sözlerimsin Sensin küllüğe yirminci kez söndürdüğüm Dumanı yaran alev Alevi saran düşlerimsin Sen benimsin Sen Sen benimsin Ve işte bunu diyebildiğim için Kaybetmekten korktuğum tek şeysin Sen endişelerimsin   FATOŞ BALI  ... Devamı

DAĞLAR (FATOŞ BALI)

2007-11-24 21:27:00

  Dağlar   Ben dağları uzaktan sevmiştim, Uzaktan sevdirirdi kendini. Dağlar… Dağlar bana benzerdi.   FATOŞ BALI   ... Devamı

YALNIZLIK-II (FATOŞ BALI)

2007-11-24 21:14:00

  YALNIZLIK   Efendim!... Birimi var orada?… Bana mı seslendiniz?... Sesler, Bu sesler… Yoksa ben mi seslendim onlara?   Hava bu kadar soğuk muydu? Renkler, Bildiğim renkler nereye kayboldu?... Korkuyorum ben galiba. Düşüncelerim tanıdık değil; Beni bırakıp gitmiş ezberimdekiler, Istırap verici bir makamda.   Hiçbir şey sarmadı daha önce böyle tutkuyla. Saramadı hem ruhumu, hem bedenimi. Bırakmam der gibiydi, Bırakmam… Beni yeniden doğurmadıkça.   Bunca zaman nerede saklandı acaba; Rengi sigara sarılığında, Bir kokusu var ki, Ucuz tütün acılığında. Ne kadar uzağımdaydı, Kim bilir ne kadar yakınımda.   Ne oluyor? Ne başlıyor?... Ne bitiyor? Bir boşluk ki! İçi benimle bile dolmuyor. Adı yalnızlık konmuş; Okunduğu gibi yaşanmıyor.   FATOŞ BALI  ... Devamı

SONE 29 (William SHAKESPEARE)

2007-11-24 12:56:00

  SONE 29bakışlarda küçümseyiş okuyorum yalnızım, bedbahtım, tesellisizim. Gökler sağır, sesim boğuk ve lanet okuyorum talihime kıskançlıktan kuduruyorum kiminin ikbalini acizliğimden utanıyorum. Hazlarım iğrendiriyor beni. O zaman sen geliyorsun aklıma ve birden bire kanatlanıyorum, bir tarla kuşu gibi, mest içim aydınlıkla doluyor, yükseliyorum yükseliyorum Neşideler söylüyorum hayata, göklerin eşiğinden bana ne toprağın çirkinliğinden insanların zilletinden bana ne? Hatıran öyle sonsuz bir hazine ve sevgin öyle büyük mutluluk ki dostum! En mağrur hakanların tacını hor görüyorum   William SHAKESPEARE   Devamı

11. SONE(William SHAKESPEARE)

2007-11-24 00:44:00

  11. SONEGençliğin günden güne kalırken gerilerde Bir yavru yaratırsan alsın diye yerini, Dinçken can verirsen o körpe can ilerde Senden göçen gençliğe varıp yaşatır seni. Böyle sürecek akıl, güzellik ve başarı; Yoksa cinnet, yaşlanmak, çürümek var yeraltında: Hiç kimse düşünmese gelecek kuşakları, İnsanlık sona erip giderdi üç batında. Dünya çoğalmak için doğmayanlarla dolu, Kaknem, kakavan, kaba: kısırlıktan bitsinler; Yaradan vermiş sana en iyiyi, en bolu, Bu cömert armağana cömertçe karşılık ver Seni kendine mühür yapmış, bunu böyle bil: Sen de eşler yap diye, ölüp git diye değil.   William SHAKESPEARE   SONE 15düşünüyorum da, dünyada büyüyen ne varsa, bir an tutunabiliyor yetkinlik noktasında; şu koca sahnede sergilenen tüm oyunlarsa, gizliden gizliye hep yıldızların etkisinde. Bakıyorum da, bitkiler gibi çoğalıyor insanlar, aynı gökten açılıyor ya da kapanıyor yolları; gençlikte kabarıyor, inişe geçince sönüyorlar, silinmeye başlıyor akıllardan gösterişli günleri. O görkemli gençliğin geliyor gözlerimin önüne; savruk zaman belki çöküşle tartışmaya girdi bile, gençlik gününü, karanlık geceye döndürsek mi diye. AMA SEVGİN UĞRUNA ZAMAN'LA SAVAŞI SÜRDÜREN BEN, YENİDEN AŞILIYORUM SANA, O NE GÖTÜRÜRSE SENDEN... William SHAKESPEARE   SONE 22 Yaşlısın deseler de bana, inanmam aynalara, Gençlik ve sen ayni yaştasınız ya! Ama zamanın yol yol izler açtığını görürüm de sende, Anlarım, er geç bana da gelip çatacak ölüm. Seni bastan ayağa saran su güzellik var ya, Yüreğimin en gösterişli örtüsü de o iste benim. Göğsünde yaşadıkça yüreğim, yüreğinse ben de arttıkça, Kim der ki, nasıl diyebilir ki, senden yaşlıyım? Yeni doğmuş yavruyu sakınır gibi ebesi, Taşıdığım yüreğin üstüne ben nasıl titreyeceksem. Nasıl sakınacaksam kendimi, kendim için değil, senin için; Öyle sakin iste sen de kendini, ey sevdiğim! Geri gelir sanma yüreğin, benim yüreğim öldükten sonra; Bana vermiştin onu, unutma, geri almamak üzere bir daha.   William SHAKE... Devamı

MAVİ (FATOŞ BALI)

2007-10-20 17:18:00

MAVİYİ AĞLADIM YERYÜZÜNE Seven bir ben buldum içimde dün Göğe denize Dağa tepeye Çiçeğe böceğe Paylaştırdıysam da bitiremedim   Meğer Ne çok renk varmış etrafımda Daha önce gözüme ilişmeyen İçimde saklamak istedim hepsini Başladım doldurmaya Daha koyacak yer kalmayınca İçimde Üstüme giyindim bir kısmını Saçıma toka yaptım Gözyaşlarımı boyadım Maviyi ağladım yeryüzüne Bulutları kıskandırdım   Bir coşmuşum ki görme Sesim bir yerde bir gökte Meğer Ne çok ses varmış etrafımda Bana seslenen Kuşların ağaçların Dikenin gelinciğin Yeşilin mavinin Ne gür çıkarmış sesleri   Sevgiyi dillendirdik O gür sesimizde Ve rüzgârın dansına tutunduk Şarkımızın sözlerinde Görmek duymak Sevmek Yaşamak ne güzelmiş Aldığımız nefes Ne doyumsuz şeymiş öyle   FATOŞ BALI                          ... Devamı

ÖLÜME DAİR ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-11-20 14:36:00

ÖLÜME DAİR   Buyurun, oturun dostlar, hoş gelip sefalar getirdiniz. Biliyorum, ben uyurken hücreme pencereden girdiniz. Ne ince boyunlu ilâç şişesini ne kırmızı kutuyu devirdiniz. Yüzünüzde yıldızların aydınlığı başucumda durup el ele verdiniz. Buyurun, oturun dostlar hoş gelip sefalar getirdiniz. Neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor? Osman oğlu Haşim. Ne tuhaf şey, hani siz ölmüştünüz kardeşim. İstanbul limanında                kömür yüklerken bir İngiliz şilebine,                                                  kömür küfesiyle beraber                                                                           ambarın dibine... Şilebin vinci çıkartmıştı naşınızı ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız                                                       simsiyah başınızı. Kim bilir nasıl yanmıştır canınız... Ayakta durmayın, oturun, ben sizi ölmüş zannediyordum, hücreme pencereden girdiniz. Yüzünüzde yıldızların aydınlığı hoş gelip sefalar getirdiniz... Yayalar-köylü Yakup,        &nbs... Devamı

BİR (CAHİT SITKI TARANCI)

2007-11-20 13:10:00

BİR Aynadaki aksim, gölgem, bir de ben. Var mıdır, yok mudur onlar sahiden? Aşina değiller çektiklerime; İçlerinden biri gelse yerime. Ben bir gölge olsam, yahut bir hayal, Onlar gibi hissiz, onlar gibi lal. Olsa bütün ömre bedel bir lahzam; Var görünsem, onlar gibi yok olsam!CAHİT SITKI TARANCI Devamı

YALNIZLIK...(FATOŞ BALI)

2007-11-19 20:17:00

YALNIZLIK   Dostum... Otursana masama ! Bak, Bir kadeh var Seni bekleyen; Sana, Benim kadar İhtiyacı olmasa da.   Yakma ışıkları ! Boş ver... Gel otur yanıma. Hem Asıl olan, Gün ışığında bile Göze görünmüyor Nasıl olsa.   Dostum ... Hadi ! Gel yanıma. Yalnızlık... Cehennemin kucağında. Bedenimden akıyor zaman Yeli vurmakta ruhuma.   FATOŞ BALI ... Devamı

YOLCULUK ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-11-19 15:12:00

YOLCULUK   Bir şair yolculuk ediyor                       bir denizinde dünyamızın                                   bakarak bir yıldıza. Yolculuk ediyor şairin biri                                 yıldızlardan birinde bir denizde                                                       bakarak dünyamıza. Yolculuk ediyor şairler                                denizlerinde kâinatın                                                             bakarak birbirine.                                                                  &nb... Devamı

YOKSULLARIN ÖLÜMÜ (BAUDELAİRE)

2007-11-19 14:28:00

YOKSULLARIN ÖLÜMÜ   Avutan ölüm’dür bu, yaşatanda, yazık! Yaşamın amacı, tek umut, içimizi Bir iksir gibi kavrar, sarhoş eder bizi, Akşama dek yürüyecek güç verir artık;   Hep karanlık ufkumuzda titreyen ışık, Sararken bora, kar, kırağı çevremizi;Kitabın yazdığı ünlü han, alır sizi, Yatırıp uyutur, ağırlar, verir azık; Bir melek büyülü ellerinde tuttuğu Esriten düşlerin armağanı ve uyku, Yoksullara, çıplaklara o döşek serer;   Tanrıların övüncü, gizemli ambar bu, Yoksulun para kesesi, en eski yurdu, Hiç bilinmedik göklere açılan kemer!   Charles BAUDELAİRE (KÖTÜLÜK ÇİÇEKLERİ) Çeviren: SAİT MADEN  ... Devamı

BAŞKA-KENDİLERİMİZ İLE KENDİ-BAŞKALARIMIZ VE KENDİ-BAŞKALARIMIZ

2007-11-18 16:08:00

BAŞKA-KENDİLERİMİZ İLE KENDİ-BAŞKALARIMIZ VE KENDİ-BAŞKALARIMIZ İLE BAŞKA-KENDİLERİMİZ ARASINDAN   “Akıllı olduğunu düşünemeyecek kadar akıllı Deli olduğu düşünülmeyecek kadar deli’nin Niçindenliğini bilmediği sıkıntısı geçiyor.” Uyanmak, bir akşam bir adamı yatağından kaldıracak. Adamın gözleri adama uyanışı anlatacak. Gözleri gel gel diyecek. Doğrulmak adamı kucağına alacak. Adımın birincisi ayağına sarılacak. İkinci adım birincinin içinden doğacak. Adımlar ana-oğul babasız sıralanacak. Adamın gözleri adama bak bak deyecek. Pencere adamın gözlerini kuşatacak, Bakışlarını caddeye serecek Görüşleri yayılacak. Caddede insanlar gezinecek. Oda bu sırada işe karışacak, Adamı dışına çıkaracak. Çıkmak öbür fiillere komutan çıkacak, Merdivenlere indir komutunu verecek. Merdivenler onu bir kapıya iletecek. Kapıya açıl komutu gelecek. Kapı bu işi adama yaptıracak. Evin içi dışına dönecek. Burada adama karış komutu ulaşacak. Adam saf saf yanaşacak, Bakmaya alışmak adama gördürecek. Görmek adamı sürekli bunaltacak. Adam gördükçe şaşıracak, Şaşırdıkça sürekli görecek. Adam bilmek fiilini arayacak, Ama bulamayacak. Adam geleni geçeni kendi sanacak. Bu ne kadar çok kendim diyecek. Anlamak isteyecek ─ bir istemeseydi─ . Anlamakla bunu istemek yan yana gelecek Bir çağ bitecek, biri başlayacak. Neden-, niçin-, nasıl’a yönelecek ─ ya yönelmeseydi─ . Anlamak fiili ─ ister istemez─ birden adama verilecek. Adamın durumu belirecek, hızı gelişecek. Ayarı insanca bozulacak. Neleri anlamalı, neleri değil, ayıramayacak. Başka-kendilerini görünce şaşıracak. Kendi-başkalarını onlarla karıştıracak. Önünden boyuna başkaları geçecek, Önünden boyuna kendisi geçecek. Bu ne kadar çok ben deyecek. Aralarında bir yabancı arayacak. Kendinde bir yabancı arayacak. Kendinde bir yabancı arayacak. Bu ne kadar çok yan yana ben deyecek. Ben k... Devamı

YOKLUĞUN TADI (Charles BAUDELAİRE)

2007-11-17 16:59:00

YOKLUĞUN TADI   Acılı ruh, didinmeye düşkün eskiden, Umut ki mahmuzu can katardı çabana, Artık sürücün olmaz! Utançsız yatsana Kocamış at, her engele takılıp giden. Katlan, yürek; ağır uykuna dal şimdiden. Yenilmiş, bitkin ruh! Koca serseri, sana Artık ne uğraşıdan tat var, ne sevgiden; Kalsın flüt iç çekişten, boru ezgiden! Zevkler, ilişmeyin bir küskün, bezmiş cana! Canım ilkyazın kokusu gitti yabana! Zamandır her dakika beni yutup yiyen Sonsuz kar donmuş bir gövdeyi sararcana; Yukardan baktığım yeryuvarlağı bana Bir sığınak göstersin istemem yeniden. Çığ, götürür müsün düştüğünde beni sen?   Charles BAUDELAİRE (KÖTÜLÜK ÇİÇEKLERİ) Çeviri: SAİT MADEN... Devamı

BİR ORMAN (İLHAN BERK)

2007-11-17 14:53:00

  ÇIT   Çıt der ölüm   çıt   avluya düşen gölge   İLHAN BERK   BİR ORMAN   Hanginiz aklınıza getirdiniz. Benim bir gün insanlığımı Bitkilere hayvanlara kadar Bir gün tutup genişleteceğimi Bütün bu dünyaya saracağımı sonra da   Şu esen rüzgâra bıraktım işte Yaşayan duyan her şeyimi Onların hesabına yaşayacaklar bundan sonra Ellerime saçlarıma kadar Her şeyim dünyada   İlk defa bu kadar iyi fark ediyorum Bu yüreği param parça uçan kuş Bu çamur gibi gökyüzü Bu deniz, bu garip karınca Cihanda ümit ölmez deyip yaşamışlar   Her şey bir başına yaşamış bundan önce Toprakta bir başına yürümüş kökler Gecenin içinde bir başına uzamış ovalar Yalnızlıklarını duyurmayacağım bundan böyle Bir daha hiçbirine   Yeni yeni anlıyorum Her şey şu gecelerin içinde oluyor Aydınlığa her şey hazır çıkıyor Su geceleyin yürüyor dikkat ettim Geceleyin biz uyurken ağaçlara   Hiç unutmam bir gün geç vakit Tam benim geçtiğim zamana rastlamıştı Büyüme saati bir ormanın Şöyle iyice dinlesem sanırım artık Bütün ormanları büyürken duyarım   Beni beklemişler kardeşçiğim Beni bu ağaçlar, nehirler, gökyüzü Geleyim anlatayım diye bir gün kendilerini Bir kere girdikten sonra şiirlerime Bilmişler bir daha ölmeyeceklerini                         Günaydın Yeryüzü   İLHAN BERK ... Devamı

ZAMANIN HİÇ BİR YERİNDEYİM (FATOŞ BALI)

2007-11-15 18:53:00

ZAMANIN HİÇ BİR YERİNDEYİM   İçimi Yarıp ta göğsümü dışarı çıkartmak Sökecek mi hüznümü Bu çürümüş bedenimden   Artık benim değil çünkü Ellerim ayaklarım Düşüncelerim yuvasından çıkartılmış Kan içinde gözlerim   Sanki hiç bir şeyim Hiç bir zamanın hiç bir yerindeyim   Varlığım Kendi pisliğimin içinde kıvranmakta Leş kokuları karışmış Soluduğum havaya   Şimdi hiç bir şeyim Hiç bir zamanın hiç bir yerindeyim                                           FATOŞ BALI... Devamı

KUSURLU (FATOŞ BALI)

2007-11-15 12:51:00

KUSURLU   Ben bu kadar değilim! Yazdıkların yetersiz, Kusurlu elim.   FATOŞ BALI Devamı

AKŞAMÜSTÜ RÜYASI (TURGUT UYAR)

2007-11-14 17:38:00

AKŞAMÜSTÜ RÜYASI   Şimdi gemiler geçer uzaklardan Gönlüm güvertede sereserpedir. Işıklı geceler, saz sesleri, peynir ekmek Ne biletim ne param ne dostum var Pır pır eder yüreğim bakındıkça... —Uyan Turgut um, garibim, uyan Bura Terme'dir. Terme köprüsünden kamyonlar geçer, Irgatlar üç orada beş burada konuşurlar Bir gece başlar, yarı siyah, yarı kırmızı Cigaramı yakar evime dönerim... —Gidin gemiler, gidin Vardığınız yerlere selam edin Gün olur bütün kaygılardan uzak Ben de gelirim...   TURGUT UYAR Devamı

ETC. (İLHAN İREM)

2007-11-13 18:29:00

ETC.   Yağmurun şaşkın akışı Zamanlarda... Ve zamanın bakışı insanlara... İnsanın yok oluşu Aşklarda... Ve aşkın karışması yalnızlığa... Var oluşu... ETC, Sonra, Yalnızlığım, Bir başka yalnızlığın Avına çıkar... Yok eder kendini, Bir başka yağmur duasında... Var olmak için...   İLHAN İREM Devamı

BABİL KULESİ (İLHAN İREM VE HANSU İREM)

2007-11-13 18:18:00

BABİL KULESİ Babil'in Asma Bahçelerinde İki kız, yürüyordu. Biri yeşile çehrelenmiş, Diğeri yok! Orman senfonilerinde geceleyip Olmayana aşık oldu. Diğeri ben o'yum diyordu. Sessizliği dinledim Mutluluk ağaçları çizdiler Kökleri meyveleri görünmeyen "onların sözlerini karıştırın birbirlerini anlamasınlar diye..." ....... Öteki beni bilemediler bendeki. Babil kulesi yükselirken sırların ardında Yabanıl uğultular Gökler yarıldı çatırtılarla. Sabaha karşı salıncaklarında kutsal atlılar ve aynalarda tanıştığım başkaları Beni sonsuzluğa karıştıran en eski ezgiyi söylüyorlar SOYUN üzerindekilerden tenine yapışmış ıslak, boğucu giysiden UYAN! ....... "Aynı şeylerden söz ediyoruz diyor" biri küflü gülümsemeli. Kuş gagalı Söküp atabildiğim, tek tek koparırcasına haykırışlarla. Bulanık mırıltılar. Ne arıyorum burada? Boşluğu arar gibi? ........ Bir soru: Sonun başlangıcında mıyım? Babil'in Asma Bahçelerinde iki kız, yürüyordu. Biri yeşile çehrelenmiş, Diğeri yok! İlhan İrem ve Hansu İrem   Boyut FarkI (II)   Gülümserİm yalnIzca... Sen bunu anlamazsIn...   İLHAN İREM  ... Devamı

GÖK BİRİKMİŞ (FATOŞ BALI)

2007-11-12 19:55:00

  GÖK BİRİKMİŞ ÇUKURLARDA   Kaldırımlar yağmura kucak açmış Gök birikmiş  çukurlarda Bazen bulutların arasında yürüyorum Bazen dallar arasında   Bana öyle bakmayın Sadece Sizden daha ıslağım Ve sadece Daha gözler önünde yalnızlığım   Dört saat olmuş yağmur altında Yağmura eş gözyaşlarımla Kendinden geçmiş adımlarım Konuşa konuşa kaldırımlarla   Bana öyle bakmayın Oturdum diye  bu ıslak banka Siz yine Kulaklarınızı tıkayın çığlıklarıma Ve yine Sizi susun aranızda   FATOŞ BALI ... Devamı

ÖLÜM (MELİH CEVDET ANDAY)

2007-11-11 14:35:00

 ÖLÜM   Maviyi anlarsın. Denizi anlarsın. Mavi denizi Zor anlarsın...   MELİH CEVDET ANDAY... Devamı

ŞARKI (Maurice MAETERLINCK)

2007-11-11 13:21:00

ŞARKI   Bir gün döner gelirse         Ona ne söylemeli?         —Dersin ki bekleyerek Kapadı gözlerini.   Ya yine o sorarsa         Beni hiç tanımadan?         —Belki bir derdi vardır, Ona kardeşçe davran.   Nerde diye sorarsa         Ne cevap vereyim ben?         —Ver altın yüzüğümü Hiçbir şey söylemeden.   Ya derse ki salonda         Neden yok hiç kimseler?         —Açık kalmış kapıyı Sönmüş lâmbayı göster.   Ya o zaman derse ki         Nasıl oldu ölümü?         —Belki ağlar, korkarım, Söylersin güldüğümü.   MAYRİCE MAETERLINCK  Çeviri: Suut Kemal YETKİN ... Devamı

BEN MİSİN? (BÜLENT ECEVİT)

2007-11-10 21:55:00

BEN MİSİN...?   Dirilten misin beni gövdem Öldüren misin bilmem   Gördüren misin beni gözüm Körleten misin bilmem   Bildiren misin bana başım Gizleyen misin bilmem   Bir ben varım benden öte Ben misin bilmem   Bülent Ecevit (1971)  ... Devamı

GİTTİN (FATOŞ BALI)

2007-11-10 19:03:00

GİTTİN...   Gittin... Artık Kayıp şiirlerim var Yüzünü ezberlettiğim   Gittin... Seni içime alır gibi Çağresizliğimin elleriyle Bağrımı deldim   Annen gibiydim sevgilim Sen Bedenimde kök vermeliydin   FATOŞ BALI Devamı

DURAMAYACAĞIM (FATOŞ BALI)

2007-11-09 21:16:00

  DURAMAYACAĞIM   Bu elim gidişinin ardından Ben yorulmadan Sana bir şeyler  söylemek isteyeceğim Bir şeyler hep havada asılı kalacak Ben yorulmadan Senden bir şeyler duymak isteyeceğim Ama o bir şeyler Senin ağzından hiç çıkmayacak Sen sustukça Bu hicran Pençe vuracak kanatlarıma İçim boşluğa boşalacak İçim içimde daralacak Duramayacağım Cılız bir sesle seni çağıracağım Sen gelmeyeceksin Yakacak Bir daha dokunamayacağım tenin uzaklığı Ben döndün sanacağım belki Dönüp sana sarılma isteyeceğim Sonra Dönüp sana tekrar sarılmak isteyeceğim Seni her an yeniden özleyeceğim Seni sevmeyi yeniden öğreneceğim Duramayacağım Ve biliyorum Ağlayacağım   FATOŞ BALI... Devamı

KALEMİM BENİ DİNLEMİYOR (FATOŞ BALI)

2007-11-09 10:47:00

  KALEMİM BENİ DİNLEMİYOR   Sen gideli kazağım ısıtmıyor Masam masalıktan çıktı Dilim hiçbir şeye dönmüyor Niye bu odadayım Ne yazıyorum Niye yazıyorum Bilmiyorum Kalemim beni dinlemiyor Etrafımdaki bir yığın nesne Anlam kargaşası yaşıyor Ha masa ha kitap şimdi Ha resim ha karalama   Duvardaki tablo var ya Şu oturma odasındaki Bence deniz ve gök el eleydi hani Sanırım Şimdi dalgalar kavgada Renkler bir garip yansıyor Ha resim ha karalama   Fatoş BALI... Devamı

66. SONE (William SHAKESPEARE)

2007-11-08 14:39:00

  66. Sone   Vazgeçtim bu dünyadanTek ölüm paklar beniDeğmez bu yangın yeriAvuç açmaya değmezDeğil mi ki çiğnenmiş inancın en seçkiniDeğil mi ki yoksullar mutluluktan habersizEzilmiş hor görülmüş el emeği göz nuruÖdlekler geçmiş başa derken mertlik bozulmuşDeğil mi ki korkudan dili bağlı sanatınDeğil mi ki çılgınlık sahip çıkmış düzeneDoğruya doğru derken eğriye çıkmış adınDeğil mi ki kötüler kadı olmuş Yemen’eVazgeçtim bu dünyadanDünyamdan geçtim amaSeni yalnız komak varO koyuyor adama...   William SHAKESPEARE   Var Olmak mI, Yoksa Olmamak mIVar olmak mı, yoksa olmamak mı, bütün sorun bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel, Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, Yoksa diretip belâ denizlerine karşı Dur, yeter! Demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! Çünkü o ölüm uykularında, Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir felâketleri yaşanır yapan. Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine..   William SHAKESPEARE    ... Devamı

ASPİRİN (İLHAN İREM)

2007-11-08 11:33:00

  ASPİRİN   Kırıyorsunuz önünü-arkasını yarınımın... Uyuşuk müşterileri zamanımın... Gidin...Güle güle... İhtiyacı var vızıltılarınıza Başka diyarların... Beni bırakın kaosunda'Radio'nun... İlgilendirmiyor beni köftelik muhabbetleriniz Ya da burnuma saldıran rugan ayakkabılarınız... Soğanlı lahmacun kokusu... Siz farkında değilsiniz, Hayret doğrusu... Yaşayan bir leş gibisiniz, Mümkünatı yok görmenizin aydınlığımızı... Acılı bıyıklarınızla feşedin Güzelim ülkemin kalbini... İkindirik bişeyler olun... Kendi çapınızda... Müdür olun her çeşidinden, Kütür-kütür kırın potları... Tohumuna para mı verdiniz? Karartın ışıkları, Işığımızı... Biz de utanmadan size ürünler sunalım Altın tabaklar içinde... Kırılıp dökülelim karşınızda Başka biçimde... Aspirin ulan ordan!... Kimsiniz?... Asık yüzlü körleri Şu gülen dünyanın... En baba hayaliniz, Sollamaktır Mercedes'leri Benim ruhum arşınlıyor başka galaksileri... Siz beni dinlemeyin Gidin bişeyler olun... Müdür olun,bakan olun, Başbakan,cumhurbaşkanı!... Jüri olun mesela... Kurullar kurun baba-baba... SATISFACTION komplekslerinizi... Dokuz kuşağa yetecek yıldız var Alnımda... Kanatıyorsunuz, Galatasaraylı yapıyorsunuz onları da... Ne kadar zor göstermek size Yarınlarınızın kirli tırnaklarını... Kaç kat inmek gerek Yanınıza gelmek için Gökler beni bekliyor, ASPİRİN!...   İLHAN İREM... Devamı