BU SEVDA (Jacques PREVERT)

2007-11-07 13:23:00

BU SEVDA   Bu sevda Birdenbire saran içimizi Bu narin bu sımsıcak Bu umutsuz Sevda Gün gibi güzel Ve kabaran deniz gibi Çalkantılı Bu sevda O kadar gerçek O kadar güzel O kadar mutlu O kadar sevinçli Ve karanlıkta korkudan titreyen bir çocuk gibi Gülünç Ve gecenin ortasında sakin bir adam gibi Kendinden emin Başkalarının yüreğine korku salan Benizlerini solduran Dillerini çözen bu sevda Gözetlediğimiz için gözetlenen Yaraladığımız Ayaklar altına aldığımız İnkar ettiğimiz unuttuğumuz için Kovalanmış yaralanmış ayaklar altına alınmış İnkar edilmiş unutulmuş Bu kocaman sevda Gene dipdiri Gene güneşli Senin sevdandır bu Benim sevdamdır Hep var olan Durmadan yenilenen Ve değişmeyendir Bir bitki kadar gerçek, bir kuş kadar ürkek Yaz güneşi kadar diri ve sıcaktır İkimiz de gidebiliriz Sonra dönüp Derin uykulara dalabiliriz Acı çekebiliriz uyanınca İhtiyarlayabiliriz Sonra tekrar dalabiliriz uykuya Ölümü düşleyebiliriz Oysa Başucumuzda Gülerek bakıyor bize Durmadan tazelenen bu sevda Ayak diriyor yaşamakta Arzu kadar diri Bellek kadar zalim Pişmanlık kadar budala Hatırlamak kadar tatlı Mermer gibi soğuk Gün gibi güzel Bir çocuk gibi narin Bize bakıyor gülümseyerek Ve hiçbir şey söylemeksizin Konuşuyor bizimle Ve ben ürpererek dinliyorum onu Bağırıyorum Senin için Kendim için Bağırıyorum bizim için Gitme kal Dur orda Ayrılma yerinden Kal orda Kımıldama Gitme Biz ki sevmiştik birbirimizi Unuttuk seni Bari sen unutma bizi Bir sen varsın yeryüzünde bizim için Terk etme bizi Buz bağlamasın yüreklerimiz Ne kadar uzakta Ve nerde olursan ol Duyur bize kendini Bir çalı dibinde Hatıralar ormanında Birdenbire çıkıver karşımıza Uzat elini bize Ve kurtar bizi   Jacques PREVERT... Devamı

DAİMA (İLHAN İREM)

2007-11-06 18:33:00

  DAİMA   Sevmişmiydim seni Alışkanlık mı yoksa Başlayan her şey biter Anlarız nasıl olsa Sevmişmiydim seni Git de sor sonsuzluğa Başlayan her yeni gün Ve her gece Daima Soru sorma bana sorma n'olur Soru sorma sevgileri sun Bugün olmazsa yarın olur Olur mu hiç bekliyorsun Soru sorma bana sorma n'olur Soru sorma yanımda bulun Bugün yarın öbürgün daima Yanımda kal anlıyormusun Görmüşmüydüm seni Herşey bir düş mü yoksa Her gece aynı rüya Ne çıkar öyle olsa Hatırlatır seni Bir yaprak kıpırdasa Rüzgar esse yağmur yağsa Dün başka yarın başka Soru sorma bana sorma n'olur Sorular duvar olur Geçemeyiz geceden öteye Sabahlar rüya da kalır Soru sorma bana sorma n'olur Sorular uçurumdur Geçemeyiz sevgiden öteye Sevgi çağırır durur   İLHAN İREM... Devamı

BİR ŞAHİT ARIYORUM (BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU)

2007-11-06 13:23:00

BİR ŞAHİT ARANIYOR   Yaşadım! Erik ağaçları şahidimdir Yıldızlar şahidimdir. Yaşadım! Avuçlarımın gücü yettiği kadar Dağları, kadınları, meyveleri Yaşadım! İncirin dallarına yürüyen süt Yonca tarlasından gelen nefes Horozun ibiğinden damlayan kan Yollar ve sevgili türküler şahidimdir. BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU Devamı

DERİN UYKU (FATOS BALI)

2007-11-05 16:36:00

DERİN UYKU   Bu değil diyorum, Burası değil !... Tanıdık gelmiyor hiçbir ölüm… Bu çiğlik Tanıdık değil !...   Çocuk zamanlarımda kalmış,  Yaşamasını öğrendiğim dünya. Şimdi kurduğum düşler Çocukluğumun yanında. Yol yok!... Kendime dönmek için. Çıkışlar, İniltilerle dolu varışlarda. Havası leş kokar, Ciğerlerim çürür Her soluyuşta.   Gece sustu, Gündüz sustu, Ses yok!... Bu sürgün hangimizin suçu.   Bugün Algıladıklarım Hayal bile edilemez durumda. Ve ne acı ki; Hepimizin Parmak izi var; Bu derin uykuda.   Benim gibi hissedenlere Geçmiş ola…                              FATOŞ BALI... Devamı

BİR TARAFIM CEVAPSIZ KALIYOR (FATOŞ BALI)

2007-11-05 00:07:00

  BİR TARAFIM CEVAPSIZ KALIYOR   Bir tarafım Hep cevapsız kalıyor bu kalabalığa Her adımımda Beynim biraz daha uyuşuyor Her adımımda Kızılcık darbelerinden bir yol Ayaklarımın altında   Ve ayaklarımın altında Nasırlaşan acılarım Nasırlar yüreğime doğru yayıldığında Ben yalnızlığımı koynuma aldım Hıncım kadar dayanmadı bedenim Dizlerime yığıldı Tüm gökyüzünün ağırlığı Sırtımı dayayıp güç aradığım Bir ağaç kavuğundaki yalnızlıktı   Yalnızlığım Bugüne Dünden tekrarlar koyarak başlayanların arasında Yalnızlığım Silkelenmeden düşen külün yalnızlığında Var olamayan aşklarımda   Yalnızlığım Ağlayarak annemi aradığımda Büyümek istemeyen yanım Ve Yanında en çocuk olduğum anlarım   Annemin koynuna girer gibi Dibine çöktüğüm O ağacın altında yalnızlığım   FATOŞ BALI  ... Devamı

BANA TAKILIYOR AYAĞIM (FATOŞ BALI)

2007-11-03 19:48:00

BANA TAKILIYOR AYAĞIM Bulutlar gidiyor Bense sadece bakabiliyorum ardından Bakakalıyorum Suya takılıyor bakakalan ayağım İçime düşüyorum Etraf darma duman Rüzgar içimde kuruyor Tenimde yanıyor toz taneleri Ben parçalanıyorum Parçalarımın her biri Bir ben oluyor Daha bir dağılıyorum sanki   Kum oluyorum Ben rüzgar oluyorum Sonra bana takılıyor ayağım Bir çöle düşüyorum Kalkıp yürüyorum Ayaklarım çölü yakıyor Çöl adım adım eriyor Bağıra bağıra batıyor içimde Bende bir çukur bulup Birikiyorum içinde Ve bekliyorum kurumayı Bağıra bağıra batıyorum sessizliğime   FATOŞ BALI ... Devamı

YAYLIM ATEŞ SUSUYORSUN (FATOŞ BALI)

2007-11-02 13:44:00

YAYLIM ATEŞ SUSUYORSUN   Kendimi yitirirken ben Kemirilmiş bir kitabın ağrılı sayfalarında Varlığın ile yokluğun arasındaki sen Eksik bir cümle olarak Yine çıkıyorsun karşıma   Beni anlayamadığın kadar Yaylım ateş susuyorsun üzerime Bencilce İpi geçirerek kelimelerin boğazına   Ve susuyorum bende Bütün sorumsuzluğumla Eksile eksile Ve susuyorum işte Adını bilmediğim renkleri Hiç yabancısı olmadığın bir dilde   FATOŞ BALI... Devamı

BU DENİZE KÜS DEĞİLİM (FATOŞ BALI)

2007-11-01 15:42:00

BU DENİZE KÜS DEĞİLİM Sözlerim öfkeli Ama Bu şehre değil kinim Bu denize küs değilim   Şimdi kaldırımlar mahkeme Deli bir şekilsizlik hakim sokaklarda Etrafımda ifadeler dilini yutmuş Adımlarım Dilsiz dengesiz          İçim Dışıma akan öfkeyle kol kola Ama Bu şehre değil kinim Bu denize küs değilim   Biliyorum Sebepler İnsanlar arası tuzaklarda   FATOŞ BALI ... Devamı

SONU ÇÖKMÜŞTÜ SOKAĞIN (FATOŞ BALI)

2007-10-30 16:11:00

    SONU ÇÖKMÜŞTÜ SOKAĞIN   Beni de Diğer insanları seyrettiği gibi seyrediyordu Bir sokağın başındaydı Ve  sokağın sonu çökmüştü içine Gözleri etrafını karartıyordu Gözleri Bu karanlığı anlatmaya çalışıyordu Küçük kalıyordu yaşı Yaşadıklarının yanında Ona aldırmayan Onu anlamayan insanlara Açtırılmıştı avuçları Ve tüm geleceğini sığdırmayı öğrenmişti Bir kuru ekmek parçasına Oysaki O biraz gelecek dileniyordu Çünkü biz onun geçmişini Çoktan paylaşmıştık aramızda Kısırlaştırılmış bir geleceği Tutuşturup ellerine Salıvermiştik sokaklara Kendimiz için Durmadan utanmadan Hep daha fazlasını isterken Bir yüreğe daha Yer bulamadık aramızda Bir ara gözleri doldu Üşüdüğünden mi Acıktığından mı Aşağılıklar tarafından Aşağılandığından mı Bilmiyorum Ağlıyordu Sokak lambaları bile titriyordu Utanıyordu artık Onun yüzünü aydınlatmaya Utanıyordum O sokak lambası altında Kendime baktıkça Üstümdeki giysilerden Cebimdeki paradan Utanıyordum Onun çenesi titredikçe Ufacık Yer yer morarmış ellerini gördükçe utanıyordum Kendi ayıplarına uzaktan bakan Ve aldırmadan uzaklaşan İnsanım diye geçinen kalabalıktan Utanıyordum   FATOŞ BALI... Devamı

UYUYAMAM (FATOŞ BALI)

2007-10-26 19:02:00

UYUYAMAM   Uyuyamam Düşlerim sürgünden dönmeden Uyuyamam ki; Karanlığın zehir sızıyor dişlerinden   FATOŞ BALI Devamı

BİR BAŞINA KALMIŞSIN (FATOŞ BALI)

2007-10-26 18:49:00

BİR BAŞINA KALMIŞSIN Renkler değişmiş Birbirine karışmış mevsimler Odanın ısısı düşmüş Üşüyorsun   Duvarlar iç içe girmiş Bir başına kalmışsın bilmeden Gülümsemen susmuş Bekliyorsun   Söz söylenmiş Dün gölgesini kaybetmiş bugün Dün çoktan gitmiş Öğreniyorsun   FATOŞ BALI... Devamı

BU VATAN BİZİM (FATOŞ BALI)

2007-10-24 20:25:00

         BU VATAN BİZİM.....   SEN KİMSİN Kİ ? BİZİ KORKUTACAKSIN, BİZİ SİNDİRECEKSİN. İNSAN ETİYLE BESLENEN, BOZGUNCU ŞEYTAN.   BEDENLER DEĞİL SADECE; (UNUTMA, AL BAYRAKTA BİRİKİR BU VATAN İÇİN AKAN KAN!) BU RUHTA KARŞINA DİKİLECEK, KANIMA, TOPRAĞIMA GÖZ KOYAN... HAİN ŞEYTAN.   BU DÜNYADA ADIN YOK, YERİN BİLE YOK SENİN; SÜRGÜNSÜN, KANA SUSAMIŞ VAMPİR DÜŞLERİNE.     GÖRECEKSİN... SUÇ ORTAKÇILARIN DA GÖRECEK. AL BAYRAK, BU UĞURDA AKAN KANLARLA DAHADA BÜYÜYECEK... SENİNSE, KARANLIK OLACAK ELİNDE KALAN. HAZLARIN OLACAK! CEHENNEMİN... BU KAN BİZİM, BU VATAN BİZİM, BUNU KİMSE DEĞİŞTİREMEYECEK!   FATOŞ BALI  ... Devamı

GÜZ ŞARKISI (BAUDELAİRE)

2007-10-24 16:46:00

GÜZ ŞARKISI   1   Soğuk karanlıklara geldi karışma günü; O pek kısa yazların ışığı biter yarın! Duyuyorum şimdiden taşlığa düştüğünü Acı gürültülerle çatırdayan dalların.   Bütün bir kış boyunca saracak beni: dehşet, Hınç, ürperme, kızgınlık ve bir bitmez uğraşı, Kutup cehenneminde bir güneş gibi elbet Yüreğim andıracak donmuş, kızıl bir taşı.   Ürpererek dinlerim düştüğünü her dalın; Dar ağacı kursalar ses vermez bundan kaba. O yıkılan kaleye benzer içim, bir kalın, Bir yorulma bilmez koçbaşı çarpa çarpa.   Bu tek düze düşüşü böyle her dinleyişte Sanırım hızlı hızlı  tabut çakan biri var. Kimin için? -Dün yazdı: bu gelense güz işte! Bu gizemli gürültü bir bitiş gibi çınlar.   2   Ah o yeşil ışığıyla uzun gözleriniz Tatlı kadın bugünse herşeyde bir acı var, Ve, hiçbir şey, ne oda, ocak yada sevginiz, Sarmaz beni denizde parlayan güneş kadar.   Genede sevin beni, candan bir anneye eş, Densizleride sevin, huysuzları da sevin; Bir sevgili, bir kardeş olun, batan bir güneş Görkemli bir güz gibi tatlıca gülümseyin.   Kısa görev! bekleyen mezardır; doymaz mezar! Ah! bırakın, başımı koyup dizlerinize, Tadayım, özleyerek beyaz, sıcacık yazlar, Vuran aydınlığını mevsim sonunun size!   BAUDELAİRE (KÖTÜLÜK ÇİÇEKLERİ) Çeviren:SAİT MADEN... Devamı

SEMPER EADEM "HER ZAMAN AYNI ŞEY" (BAUDELAİRE)

2007-10-24 16:19:00

SEMPER EADEM   < Nerdendir, diyordunuz, bu garip hüzün sizde, Çıplak, kara kayaya yükselen deniz gibi? > -Bağ bozumu bitmeye görsün yüreğimizde, Bir yük olur yaşamak. Bu herkesin bildiği,   Şu sizin sevinciniz gibi herkese açık, Gizemi olmayan çok önemsiz bir keder. Vazgeçin aramaktan, güzel meraklı, artık! Sesiniz çok tatlı ya genede susun, yeter!   Susun artık, bilgisiz! herşeye hayran kadın! Çocukça gülen ağız! Yaşam sanmayın sakın, Tutan Ölüm'dür bizi ince ağlarla çok kez.   Yüreğim bir yalan'la esrisin kanıp size, Bir düş gibi dalsın da güzel gözlerinize Uyusun gölgesinde kirpiklerinizin tez!   BAUDELAİRE (KÖTÜLÜK ÇİÇEKLERİ) Çeviren:SAİT MADEN  ... Devamı

SAPLANTI (BAUDELAİRE)

2007-10-24 12:22:00

SAPLANTI   Katedraller gibi korkunç,büyük ormanlar, Siz uluyan orglar; şu korkunç yas odaları, Hala eski hırıltılar şu yüreklerimiz Çınlar De profindis lerimiz yankısıyla.   Sevmem seni, Okyanus! coşmanı, gümbürtünü Ruhum kendisinde de bulur; eziklik, hıçkırık dolu, Yenilmiş insanın acı gülüşünü duyarım denizin kaba gülüşünde sık sık.   Şu yıldızlar olmasa, ey Gece! Işıkları bildik bir dille konuşan, bayılırdım sana! Tutkunum ben çünkü boş, kara, çıplak olana!   Karanlıklar öyle perdelerdir ki, Dışarı fışkırır da gözlerimden akın akın, Yaşar içlerinde herkeze görünmeyen varlıklar.   BAUDELAİRE (KÖTÜLÜK ÇİÇEKLERİ) Çeviren: SAİT MADEN... Devamı

KEREM GİBİ ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-24 12:09:00

  KEREM GİBİHava kurşun gibi ağır!!Bağır     bağır          bağır                bağırıyorum.Koşun      kurşun            erit-               -meğe                      çağırıyorum...O diyor ki bana :- Sen kendi sesinle kül olursun ey!                                   Kerem                                      gibi                                         yana                                              yana..."Deeeert         çok,            hemdert                   yok"Yürek-       -lerinkulak-       -ları    &nb... Devamı

YAŞAMAYA DAİR ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 23:51:00

YAŞAMAYA DAİR1Yaşamak şakaya gelmez,büyük bir ciddiyetle yaşayacaksınbir sincap gibi meselâ,yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.Yaşamayı ciddiye alacaksın,yani, o derecede, öylesine ki,meselâ, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,yahut, kocaman gözlüklerin,beyaz gömleğinle bir laboratuvardainsanlar için ölebileceksin,hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,hem de en güzel, en gerçek şeyinyaşamak olduğunu bildiğin halde.Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin,hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,yaşamak, yani ağır bastığından.                                                             1947YAŞAMAYA DAİR2Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,yani, beyaz masadanbir daha kalkmamak ihtimali de var.Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederinibiz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,yahut da yine sabırsızlıkla bekleyeceğizen son ajans haberlerini.Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,diyelim ki, cephedeyiz.Daha orda ilk hücumda, daha o günyüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,fakat yine de çıldırasıya merak edeceğizbelki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.Diyelim ki, hapisteyiz,yaşımız da elliye yakın,daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.Yine de dışarıyla beraber yaşayacağız,insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgârıylayani, duvarın arkasındaki dışarıyla.Yani, nasıl ve nerde olursak olalımhiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...    &nb... Devamı

KARIMA MEKTUP ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 20:23:00

KARIMA MEKTUP 11-11-1933 Bursa Hapishanesi Bir tanem! Son mektubunda: 'Başım sızlıyor yüreğim sersem! ' diyorsun. 'Seni asarlarsa seni kaybedersem; diyorsun; 'yaşıyamam! ' Yaşarsın karıcığım, kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda; yaşarsın kalbimin kızıl saçlı bacısı en fazla bir yıl sürer yirminci asırlılarda ölüm acısı. Ölüm bir ipte sallanan bir ölü. Bu ölüme bir türlü razı olmuyor gönlüm. Fakat emin ol ki sevgilim; zavallı bir çingenenin kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli geçirecekse eğer ipi boğazıma, mavi gözlerimde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nazıma! Ben, alaca karanlığında son sabahımın dostlarımı ve seni göreceğim, ve yalnız yarı kalmış bir şarkının acısını toprağa götüreceğim... Karım benim! İyi yürekli altın renkli, gözleri baldan tatlı arım benim: ne diye yazdım sana istendiğini idamımın, daha dava ilk adımında ve bir şalgam gibi koparmıyorlar kellesini adamın. Haydi bunlara boş ver. Bunlar uzak bir ihtimal. Paran varsa eğer bana fanila bir don al, tuttu bacağımın siyatik ağrısı, Ve unutma ki daima iyi şeyler düşünmeli bir mahpusun karısı. NAZIM HİKMET RAN Devamı

SENİ DÜŞÜNMEK ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 20:16:00

SENİ DÜŞÜNMEK Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, Dünyanın en güzel sesinden En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, Ben artık şarkı dinlemek değil, Şarkı söylemek istiyorum.  NAZIM  HİKMET RAN   SEN BENİM SARHOŞLUĞUMSUN   Sen benim sarhoşluğumsun ne ayıldım ne ayılabilirim ne ayılmak isterim başım ağır dizlerim parçalanmış üstüm başım çamur içinde yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim. NAZIM HİKMET RAN Devamı

YÜRÜMEK... ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 19:41:00

YÜRÜMEK... Yürümek; Yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak, Havaları boydan boya yarıp ikiye Karanlığın gözüne bakarak yürümek.. Yürümek; Dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup, Kelleni orta yere Yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek ... Yürümek; Yolunda pusuya yattıklarını, Arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek .. Yürümek; Yürekten gülerekten yürümek ...   NAZIM HİKMET RAN Devamı

BİR AYRILIŞ HİKAYESİ ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 19:26:00

BİR AYRILIŞ HİKAYESİ Erkek kadına dedi ki:-Seni seviyorum,ama nasıl,avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıpparmaklarımı kanatarakkırasıyaçıldırasıya...Erkek kadına dedi ki:-Seni seviyorum,ama nasıl,kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,yüzde hudutsuz kere yüz...Kadın erkeğe dedi ki:-Baktımdudağımla, yüreğimle, kafamla;severek, korkarak, eğilerek,dudağına, yüreğine, kafana.Şimdi ne söylüyorsamkaranlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..Ve ben artıkbiliyorum:Toprağın -yüzü güneşli bir ana gibi -en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..Fakat neyleyimsaçlarım dolanmışölmekte olan parmaklarınabaşımı kurtarmam kabildeğil!Senyürümelisin,yeni doğan çocuğungözlerine bakarak..Senyürümelisin,beni bırakarak...Kadın sustu.SARILDILARBir kitap düştü yere...Kapandı bir pencere...AYRILDILAR...NAZIM HİKMET RAN Devamı

BU VATANA NASIL KIYDILAR? ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 18:29:00

BU VATANA NASIL KIYDILAR? İnsan olan vatanını satar mı? Suyun içip ekmeğin yediniz, Dünyada vatandan aziz şey var mı? Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Onu didik didik didiklediler, saçlarından tutup sürüklediler, götürüp kâfire: "Buyur..." dediler. Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Eli kolu zincirlere vuruluş, vatan çırıl çıplak yere serilmiş. Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş. Beyler bu vatana nasıl kıydınız? Gün gelir çark düzüne çevrilir, günü gelir hesabınız görülür. Günü gelir sualiniz sorulur : Beyler bu vatana nasıl kıydınız? (1959)NAZIM HİKMET RAN... Devamı

BEN SENDEN ÖNCE ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 18:23:00

BEN SENDEN ÖNCE Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mi zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin Fedakârlığımı anlıyorsun : vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sende ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orada beraber yaşarız külümün içinde külün ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak : biri sen biri de ben. Ben daha olumlu düşünüyorum Ben daha bir çocuk doğuracağım Hayat taşıyor içimden. Kaynıyor kanım. Yaşayacağım, ama çok, pek çok, ama sen de beraber. Ama ölüm de korkutmuyor beni. Yalnız pek sevimsiz buluyorum bizim cenaze şeklini. Ben ölünceye kadar da Bu düzelir herhalde. Hapisten çıkmak ihtimalin var mı bugünlerde? İçimden bir şey : belki diyor. (18 Şubat 1945)NAZIM HİKMET RAN... Devamı

BÜYÜK İNSANLIK ( NAZIM HİKMET RAN )

2007-10-23 18:09:00

BÜYÜK İNSANLIK   Büyük insanlık gemide güverte yolcusu                                       tirende üçüncü mevki                                       şosede yayan                                       büyük insanlık.Büyük insanlık sekizinde işe gider                                       yirmisinde evlenir                                       kırkında ölür                                        büyük insanlık.Ekmek büyük insanlıktan başka herkese yeter                                       pirinç de öyle                         ... Devamı

KORKU (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 17:56:00

KORKU Aldanacaksan sevgilerinde, saf sevgilerinde İnsanların yalancı gururlarına.. Kalacaksan parlak sözlerin etkisinde, Kelimelerinle onlara kapılacaksan, Yaşama! Oyun yapıp oynarlar seni Geceleri aralarında. Şarkı yapıp söylerler dostlarına, Roman gibi okurlar boş zamanlarında. Aldanacaksan gecelerinde, kara gecelerinde Aydınlık dünyaların sen insanlarına. Yanılıp içini açacaksan, Derdini gizlemeden durmayacaksan, Yaşama! Saklarlar dinlediklerini En zayıf zamanında vurular seni. Uyduramazsan fikirlerine Başıboş hareketlerini Defe koyup çalarlar seni. ÖZDEMİR ASAF... Devamı

DENİZİN DELİSİ (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 17:47:00

DENİZİN DELİSİ Unutmak mı? Delisin... Gitmesemde bekler orada deniz. Gelirsem, bilmelisin Benim beklememdir burada deniz. Gitmek gibi geleceğim Denizin delisine Delinin denizi gibi O ne kadar giderse... ÖZDEMİR ASAF Devamı

ÇAĞRIŞIMLAR (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 17:45:00

ÇAĞRIŞIMLAR Çok küçük bir yalanı Çok büyük bir orantıda Dinlediniz mi… Çok büyük bir yalanı Çok yalın bir doğrultuda Söylediniz mi… Gecikmiş bir gizleme, Birikmiş bir özlemi Sakladınız mı… Gelmeyecek bir gideni, Olmayacak bir nedeni Beklediniz mi… Bir gerçeği erken, Bir açlığı tokken Anladınız mı… Hep mi hep ölecekmiş gibi, Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi Yaşadınız mı… Yalanı sürmeye, Yanlışı görmeye Saklandınız mı... erken, Doğruluğun yönünde, Doğruların önünde Aklandınız mı… Ortamsız bir yaşamda, Yaşamsız bir ortamda Harcandınız mı… ÖZDEMİR ASAF... Devamı

DUYGUYA TAŞ (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 17:38:00

DUYGUYA TAŞ Duyguluysan işin zor, Yaşamda yeniksindir. Duyguluya sor, Ona aşkları da acı verir. Hep bir karanlığa uyanır, yalnız: Düşleri gerçekleri, gerçekleri düşleridir. Aldatsanız, aldansanız, O hep bir karanlığa uyur gibidir. Hiç ölüsü yoktur, Herkes, her şey anısındadır. Geleceği geçmiş'in gözünden okur; Hep bir yangının bacasındadır. Gülerken bir düğündür, acı-son'lu, Aldatılara uğurlayan gelinlerini. Bir çocuk bahçesidir, renk-renk balonlu, Savaşlara uğurlayan bebeklerini. Sinmiş her şarkıya, her uyanı'ya, uykuya, Ölümün yaşayan kardeşidir. Hep sezer, sezdikçe duyguluya Yengiler de hüzün gelir. ÖZDEMİR ASAF ... Devamı

ÖLÜMÜN YÜKSELİŞİ VE ÇÖKÜŞÜ (ÖZDEMİR ASAF)

2007-10-23 17:27:00

ÖLÜMÜN YÜKSELİŞİ VE ÇÖKÜŞÜ Ne zaman bir yakını ölse birinin, Onu ilk-ölüm sanır kalır o. Ne zaman bir sevdiği ölse birinin, Onu en-ölüm alır kalır o. Ne zaman bir saydığı ölse birinin, Onu hep-ölüm bulur kalır o. Ne zaman bir-bildiği ölse birinin, Onu son ölüm sayar kalır o. Ne zaman bir umduğu ölse birinin, Onu yok-ölüm duyar kalır o. Ne zaman bir her şeyi ölse birinin, Kendini ölümlerle yaşar kalır o. Ne zaman bir kendisi ölse birinin, Ölümlerde kendini yaşar kalır o. ÖZDEMİR ASAF Devamı

BUGÜN VE BUGÜN (ÖZDEMİR ASAF)

2008-01-28 09:23:00

  Bugün Ve Bugün   Öyle çabuk geçiyor ki günler Hele sen de bir bak hayatına. Daha dün doğmuşuz sanki Yeni okula başlamışız Yeni sevmişiz Öyle çabuk geçiyor ki günler Hele sen de bir bak hayatına Yarın bitecek sanki her şey Yarın ölecek gibiyiz. Daha doymamışız yaşamasına Günlerimiz dün bir, bugün iki Sakın bir şey bırakma yarına Yarın yok ki.   ÖZDEMİR ASAF... Devamı